
Bilgisayar oyunlarını seven geniş kitle içinde belirli tür oyunlardan özellikle hoşlanan, kemikleşmiş oyuncu grupları var. Örneğin, bir kısım oyuncu özellikle futbol oyunlarından, bir kısmı FPS türü aksiyonlarından büyük haz alır. Bu gruplar içinde bir kısım oyuncunun gönlünde ise kamyon, TIR, otobüs simülasyonlarının ayrı bir yeri vardır. Onlardan biri de benim.
Bu ‘bir kısım’ oyuncu, 18 Wheel of Steel serisi ve Euro Truck Simulator gibi ağır vasıta oyunlarına büyük bir ilgi gösteriyorlar. Forumlarda bu tür oyunlar için geliştirilen yüzlerce mod yer alıyor. Bu modlar sayesinde yük taşıyan TIR’lar şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslere dönüştürülebiliyor; oyunla birlikte gelen araçlar çok daha gelişmiş grafik ve detaylara sahip hale getirilebiliyor.
Bu tür oyunlar büyük oyun stüdyoları tarafından geliştirilmediği ve dağıtımları da yine büyük firmalar tarafından yapılmadığı için, günümüz oyun teknolojisini ve standartlarını ‘biraz’ geriden takip etmek durumunda kalıyorlar. (Uzun cümle, lütfen başa dönüp tekrar okuyunuz…)
Sağlı sollu arkalara doğru ilerleyelim beyler
Bu dramatik girişten sonra söz etmek istediğim oyuna gelelim. Oyunumuzun adı “City Bus Simulator 2010 New York”… İsmindeki ‘2010’ sizi aldatmasın, pek günümüz eseri bir oyuna benzemiyor çünkü. Ama kendisini oynatıyor arkadaş, doğruya doğru. Peki bunu nasıl başarıyor? Yanıt basit: Zira bizim gibi belediye otobüs kullanmaya ilgi duyan oyuncular için yapılmış doğru dürüst oyun yok. Ya sırf şu duraklarda yolcu alma, indirme işleri için GTA San Andreas’ta saatlerce otobüs kullanarak şehir içinde gezdiğimi biliyorum.
New York’ta yaşayan Carlos isimli bir belediye otobüsü şoförünü canlandırdığımız CBS 2010 bu zevki yaşatıyor işte. Oyunda bir hikaye modu (campaign) var, bir de şehirde özgürce dolaşılabilen serbest mod. Şimdi haklarını yemeyeyim, adamlar uğraşmışlar ortaya hafif bir polisiye hikaye çıkarmışlar. (Henüz oyunda çok ilerlemediğim için bu cümleyi tamamen sallamış da olabilirim. Olay polisiye gibi başladı ama sonradan saçmalarsa benden bilmeyin…) Hikaye modu otobüslerden birinin şoförüyle birlikte esrarengiz bir şekilde kaybolması, bizim de Carlos olarak olaya bir yerinden dahil olmamızla başlıyor. Sonrasını oynayıp göreceğiz artık.
Vahe Kılıçaslan’larla dolu bir şehir
CBS 2010 süper durağan bir oyun. Aynı caddeler, aynı duraklar, aynı tipler bir süre sonra insanın içini kıyıyor adeta. Bunun üzerine bir de otobüse binen tiplerin ağır çekimdeki davranışları eklenince, otobüsü kaldırımlarda ‘yürümeyen’ (Evet kaldırımdakiler cansız manken Vahe Kılıçaslan gibi duruyorlar) insanlara doğru sürüp nahoş hareketler yapasım geliyor. Öff yazarken bile sıkıldım. Fakat bir yandan da şu var: İstanbul’da çalışmadığı sürece bir belediye otobüsü şoförünün iş hayatı ne kadar renkli olabilir ki? Trafikteki herkesin kurallara uyduğu, yolcuların medeni bir şekilde inip bindiği bir hayattan ne bekliyorsun yani.
Oyunda bir seslendirme var ki evlere şenlik. Bakın konuşan karakterlerin ağızlarının oynamamasından zaten geçtim (ki artık oyunlarda karakterin söylediği ile ağız şekli birebir örtüşüyor, biraz kassan dudak okursun yani), seslendirmenin kalitesi yerlerde sürünüyor. Hani eskiden masaüstü bilgisayarlarda kullanılan 2-3 dolarlık dandik mikrofonlar vardı ya sanırım CBS 2010’undaki karakterlesin seslendirmesi de o tür bir aletle yapılmış. Yahu bunca yıllık oyuncuyum, sesin patladığına, arkadan gelen seslerin duyulduğuna ilk defa şahit oluyorum. Demek ki çekilecek çilemiz daha bitmemiş.
Oyunun adında “Simulator” sözcüğünün geçmesi sizi aldatmasın. Otobüsten öyle mükemmel sürüş dinamikleri filan da beklemeyin, hayal kırıklığına uğrarsınız.
“Be adam madem oyuna bu kadar laf olumsuz laf söylüyorsun, ne demeye hâlâ oyunu oynuyorsun” derseniz söyleyecek bir şey bulamam, boynumu bükerim. Belki sadece şunu söyleyebilirim: Bus Simulator bundan kat kat daha kötü bir oyundu, onu da oynuyordum. Bu türde oyun yok denecek kadar az. Büyük firmalar bu topa girmedikçe, geniş kitleler bu türe ilgi göstermedikçe de sanırım hep böyle kalacak. Biz gariban oyuncular da ağır ve geniş araç kullanma isteğimizi böyle dandik oyunlarla tatmin edeceğiz mecburen.
Not: Oyunda bir tane radyo istasyonu var. İlginç şarkılar çalıyor, onu beğendim.